Sözleşmeyi de oku, dedi.
İnatçı eşek, uzaktan sözleşme kartonu üzerindeki taneleri gördü. Onlara yaklaştı. Onları, bir tane ziyan etmeden ağzına aldı. Çiğnedi, yuttu. Şöyle bir gerindi. Ver kuvvet öyle; aaa....iii, aaa...iiii diye yeri göğü inletti. Ağa, hayatından memnundu. İnatçı sözleşmeyi okumuştu. Kendi diliyle de onaylamıştı. Eşeğin de neşesine diyecek yoktu. Böylece, inatçı eşek, Ağa’nın kapısında görkemli uysal bir eşek oluvermişti.
Ağa, iddiayı kazandı. Bir teneke de arpa geldi.
Ağa’nın eşeği, öyle bir ün kazandı ki, herkesin dikkatini üzerinde toplamaya başladı. Köyün ünlü hırsızı Topal, harekete geçti. Bir gece yarısı, Ağa’nın damına, gübre atılan, daima açık duran peneğinden dama girdi. Eşeği yedeğine aldı. Kapıya dayandı. Kapı kilitliydi. Şaşırıp kaldı. Eşek ise, tepinmeye başladı. Ağa, uyandı. Yatağından fırlayarak dama indi. Kapıyı açtı, karanlıkta hırsız Topal ile karşılaştı. Topal ise, hemen peneğe yöneldi. Penekten bedeninin yarısını çıkardı. Diğer yarısı ahırdaydı. Ağa yetişti. Var kuvvetiyle hırsız Topal’ın pantolonunu çekti. Topal’ın pantolonu ile donu da Ağa’nın elinde kaldı. Hırsız Topal, aşağı çırılçıplak kendini dışarı attı. Ağa seslendi:
-Topal, şallak durumdasın. Adını şallak diye yayarsam insan içine bile çıkamazsın. Kapıya gel, dedi.
Topal, ayıp yerlerini eliyle kapatarak kapıya dayandı. Şöyle yanıt verdi:
-Ağa’m adım bir kez çıktı hırsıza, hırsızlık mesleğim oldu. Fakat, şimdi bu olay duyulursa adım ŞALLAK’a çıkar. Ne olur? Emret onu yapayım, dedi.
Ağa söz aldı:
-Topal, bir değil iki şartım var:
1)Kesinlikle hırsızlığı bırakacaksın!
2)Şimdiye dek çaldıklarını da ödeyeceksin!
Topal:
-Ağa’m çekilmiş kılıç gibi hazırım. Hırsızlığı bırakıyorum. Anımsadığım çaldıklarımı da sahiplerine ödüyorum. Ver şu donumu ve pantolonumu . Onları giyeyim der. Ağa söz alır:
-Topal, sözünün eri olursan evet, der.
Topal:
-Ağa’m göreceksin, yerdeki karıncayı bile incitmeyeceğim, der.
Bu olaydan sonra Ağa, köylülerini toplar:
-Köylülerim, önce inatçı eşeği yola getirdim.
-Şimdi de Topal’ın hırsızlığını önledim.
İşte buna akıl denir! Ağabeylik de budur!
ATASÖZÜ: Akıl akıldan üstündür.
NOT:Salim Savcı’nın kitaplarını sıla kitapevinden ulaşabilirsiniz. |