Anadolu'nun kırsal, bir orman köyünde bir Ağa vardır. Şöyle konuşur:
-Bizim köyde Ağa demek, ağabeylikten gelen ağabeyliğin ta kendisidir. Dini inanışlarımıza göre, biz din kardeşiyiz. Kardeşlikte yaşı büyük olana bizde ağabey denir. Ağabey, kardeşlerine, din kardeşlerine ağabeylik yapmayı sever. Çevresindeki akrabalarına, komşularına, dışarı olan kardeşlerine ağabeylik yapar. Bunlarla yetinmez. Köylüsüne ve insana öncülük eder. Daha çok köylüsünün hükümet ile ilgili işlerinin yürütülmesini sağlar. Ağa, köyün Ağa'sıdır ama varlığından, zenginliğinden hiç söz etmez. Ağa'nın evi; ilden ilçeden, başka kentlerden gelenlere açıktır. Konuğu sever. Konuğa hizmet etmeyi kutsal sayar.
İşte Anadolu köyünde Ağa, bu demektir. Ağa'lığın iyi örneğini verir.
Anadolu köyünde yaşayan bu Ağa, son zamanlarda şöyle konuşur:
-Bana, bizim köydeki ya da yakın köylerdeki en inatçı eşeğin kimde olduğunu haber verin. O eşeği alacağım. Onun beslenmesini ???? yapacağım. O inat eşeği de, en iyi huylu eşek yapacağım, der.
Bu konuşmaz Ağa'nın köyünde yayılır. Şim de yaşlıları dinleyelim:
-Bizim Ağa galiba sapıttı! Eşek bir hayvandır. Genlerindeki birikime göre hareket eder. Açıkcası o eşektir. Eşekliğini de hatır gönül tanımadan yapar. Bizim Ağa'nın gönlü hoş olsun diye, huyundan vazgeçmez.
-Bizim Ağa'ya selam söyleyin. Madem ki inatçı eşek arıyor. Şu karşıki köyde uyuşuk Recep'in bir inatçı eşeği var. Onu satın alsın, eğitsin, ağabeyliğini, Ağalığını görelim. Biz, gördüğümüze inanırız. Artık bu köyde, her konuşulana inanan saf kalmadığını iyi bilsin.
Ağa, uyuşuk Recep'in köyüne, yakın olduğu için yürüyerek gider. Cepleri de dolguncadır. uyuşuk Recep'i bulur. Selâmdan sonra inatçı eşek hakkında sorular sorar. Uyuşuk Recep, söz alır:
-Ağam, bu köyler arasında sizi, herkes en iyi Ağa olarak bilir. Ta buraya kadar gelmişsiniz. Sağ olun, var olun. Evet benim eşek, en inatçı eşektir. İşte o karşınızda, bize doğru bakmaktadır. İnatçının kellesi, kulağı yerindedir. Hin oğlu hin bir erkek eşektir. Eşekliğin, inatçılığın daniskasını yapar. Şu eşek, önüne konulan samana razı olmaz. Ek yem ister. Ben, adım üstümde uyuşuk Recep’im. |