| BUGÜNKÜ ANASAYFA | | |
|  |
EN ÇOK OKUNANLAR |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
| T.C.M.B. DÖVİZ KURLARI |
|
$ 1.348 € 1.833 £ 2.695 |
|  |
AYDIN'DA HAVA DURUMU

Şu An: 11oC
En Düşük: 11oC
En Yüksek: 20oC |
|
| ÇEKİLİŞ TARİHİ: |
14-04-2007 |
|
|
| ÇEKİLİŞ TARİHİ: |
11-04-2007 |
|
|
| ÇEKİLİŞ TARİHİ: |
09-04-2007 |
| 6 |
9 |
14 |
15 |
21 |
34 |
35 |
36 |
41 |
45 |
46 |
| 49 |
52 |
58 |
61 |
67 |
68 |
71 |
73 |
75 |
77 |
79 |
|
|
| |
 |
 |
 Kişi Bağlı |
 |
    Ziyaretçi |
 |
    Ziyaretçi |
 |
        Ziyaretçi |
|
|
|
|
|
18-4-2007 Tarihli arşivimizi incelemektesiniz! |
| YAZARLAR |
 |
DAMLA |
| Halil ÖZŞARLAK |
ÜLKEMDEN İNSAN MANZARALARI |
| 21-02-2007 |
|
Her toplumun yaşadığı süreçte ulusal kaderini etkileyecek küçük ya da büyük çelişkiler vardır. Yaşadığı ortam, toplumsal kültürü, kanunlara bağlılığı, eğitim ve kimlik bilinci bu çelişkileri en aza indirgeyebilir. Bizim ülkemizde ise yasa boşlukların dan olacak siyasiler başta olmak üzere birçok kurum hatta insanlar toplumumuzu yanıltan çelişkiler içindedirler.
Sabahın köründe başlayıp gece yarılarına kadar yayınını sürdüren suç makineları her gün milli inan cımızı, manevi ve kültür değerlerini yok edebilmek için var gücüyle çalışmaktadırlar. En mahrem resimlerle, topluluğumuzu hiç de ilgilendirmeyen sosyete ve magazin haberleriyle çocuklarımızın ideallerini, aile kavramlarını değiştirmeye çalışmaktadırlar. Bizleri her gün yanıltan bu ekranların arkasında kanunsuzluğu sektör haline getirmiş, bundan kazanç sağlayan bu ülkenin insanları vardır.
Ya o siyasi pembe nutuklar!.. Yanlış ve abartılı beyanları adet haline getiren siyasiler yıllardır insanı mızın gözlerine baka-baka gerçekleri saptırmaktadır lar. Her gelen hükümet nedense ekonomik büyümeyi, ihracat artışını ve enflasyonu hep abartılı rakamlarla toplumumuza vererek bundan siyasi çıkar sağlamak istemişlerdir. Bu konuların hepsi de göreceli şeylerdir. Ülkemiz bu dönem fevkalade büyümeyi gerçekleştir miştir. Ama buna karşılık Türk-İş’in raporunun yok sayılması da büyük yanlışlıktır. Zira bu rapora göre ülkemizde beş yıl içinde bir milyon ikiyüz bin iş yeri kapanmış, 3 milyon kişi işsiz kalmıştır. Keza hükümet yetkilileri ve İhracatçılar Birliği ihracatın arttığını söylerken ithalatın çok daha arttığını, cari açığın rekora koştuğunun göz ardı edilmesi yine bu ülkenin insanla rını yanıltmaktan başka bir şey değildir. Daha önemlisi memleketimizde üretilme imkanı varken Çin’den ve diğer ülkelerden ithal edilen büyük hacimli malların dış alımımızı %92 oranında artırdığı da bir gerçektir. Yine siyasilerin enflasyon değerleri çarşı-pazar enflasyo nuyla hep çelişmiştir. Eline filesini alan memur, emekli, dar gelirli bu çelişkiyi daha iyi görmektedirler.
Ülkemde geçim sıkıntısı had safhadadır. İşsizlik geçen yıllardan fazla olup vasıfsız işçilerden daha ziyade üç üniversite mezunundan ikisinin işsiz olması ilerisi için kaygı yaratmaktadır. İşsizliğin geçim sıkıntısı yarattığı psikolojik sıkıntı ülke insanımı olumsuzluklara, umutsuzluğa hızla itmektedir. İşlenen cinayetlerin, intihar ların bir çoğu bu sebebe dayanmaktadır.
Geçtiğimiz Ocak ayının ortasında işlenen Hrant Dink cinayetinde “kim vurdu” dan ziyade o günden beri katilin Türk bayrağıyla çekilen poster niteliğindeki resmini konuşuyoruz. Polis mi? Jandarma mı? Milletimiz bu bilme cenin çözümünden ziyade “neden” ve “nasıl” yapıldığı üzerinde durmaktadır. Bu daha çok konuşulacak, ülkemin insanlarını epey zaman meşgul edecektir.
301. MADDE ve ÖTESİ
AB Karma Parlamento Komisyonu Eş Başkanı Lagendijk Başbakan ve siyasi parti liderlerine mektup yazarak 301. maddenin kaldırılmasının zamanının geldiğini buyurmuş.. Emri olur!
Uyum yasalarıyla bir çok manevi değerlerimizi alan AB, şimdi de “Türklüğün Korunması” gibi algılanan 301. maddenin kaldırılmasını istemiş.Diğer parti liderleri buna ne cevap verdiklerini bilemiyoruz ama DYP Lideri Mehmet Ağar’ın verdiği cevap oldukça manidardır. 301. Madde mille timiz için gerekli değildir. Türk olarak Türklüğün değerini çok iyi biliyoruz. Ona olan saygımızdan dolayı onu koruma gereğini duymuyoruz. Ama biz bu kanun maddesini bunu aşağılayan yabancılar için istiyoruz.
DERİN DEVLET- YEŞİL İHTİLAL
Son günlerde derin devlet tartışmaları devam ederken AKP Adana Milletvekili Abdullah Çalışkan’ın partisinin Adana Gençlik Kolları Danışma Meclisi’nde söylediği sözler güme gitti. “Ben yeşil devrimden yanayım” diyen Adana Temsilcimiz sonradan ben yeşil derken çevre yeşilinden bahsettim diye düzeltmesi pek de inandırıcı olmamıştır.
BİR BAŞKA İNSAN MANZARASI
Benim ülkemin insanlarından bir başkası da kendisini Niğde’den göstermiştir. Personel maaşlarının dağıtımı için anlaştığı bankanın promosyon olarak verdiği 135 bin YTL’yi zimmetine geçiren bir başka insanımız… Ama sıradan birisi değil bu… Niğde Üniversitesi’nin Emekli Rektörü Prof. Dr. Bilmem kim..
YABANCININ SİDİK DEHŞETİ
Fenerbahçe Basket takımının ünlü oyuncusu Willie Solomon Beyoğlu’nda yol verme yüzünden bir taksiciyle tartışmış. Hızını alamayan Solomon tartıştığı taksicinin arabası nın camını açarak bir güzel işemiş..
Yabancılar bir bu eyle mi yapmamışlardı. Onu da yaptılar Oh olsun..
MAHKEMEDE KLASİK MÜZİK
İzmir’de bir hakim duruşma salonunda kurduğu bir sistemle boşanma davalarına klasik müzik eşliğinde bakıyor. Hakim Ali Soyer klasik müziğin yaydığı olumlu havadan yararlandığını söylemiştir. İnsanlarımızın yıllar yılı soğuk yerler olarak bildiği mahkeme salonları bu girişimle ısınmış olacaktır.
Ne dersiniz?
BÖYLE VALİLERİMİZ DE VAR
Epey bir süre önce gazetelerde okumuştum. Bilecik-Bursa yolu üzerinde denetim yapan trafik polisi bir minibüsü durdurmuş. Kimlik kontrolleri sırasında yolcular arasında Bilecik Valisi’nin de olduğunu görünce şaşırmış, saygıyla selamladıktan sonra; -Efendim! Emrederseniz sizi arabamızla gideceğiniz yere götürelim deyince, Vali teşekkür etmiş ve;
-Ben şimdi izinliyim; İzinli olduğum için de ne kendi makam aracımı ne de sizin resmi aracınızı kullanabilirim…
BİR BAŞKA VALİ..
Ordu İl Genel Meclisi tarafından Ordu Valiliğine alınmak istenen Ofis Minibüsünü Vali Sayd Vakkas Gözlügöl veto etmiştir. Gözlügöl araç alımı için ayrılan paranın Ordu ili eğitimine harcanması talimatını vermiştir. İl Genel Meclisi’nin alacağı ofis minibüsün içerisinde buzdolabı, çalışma odası, kahve makinesi, televizyon, bilgisayar, slayt makinesi ve deri koltuklar bulunuyordu. Bu aracın bedeli ise 200 Bin YTL idi. Valinin bu soylu davranışı takdir edilmelidir. Bir tarafta bir bankanın verdiği 135 bin YTL promosyonu cebe indiren yoksul bir Anadolu üniversitesinin rektörü, diğer tarafta kendine sunulan bir lüksü elinin tersiyle iten değerli bir Vali..
Bütün bu ülkemin insanlarının manzaralarını günlük gazetelerden aldım. Bunların dışında o kadar çok manzaralar var ki.. |
|
|
| |