Birkaç arkadaşımız, Polis Günü ile ilgili niçin yazı yazmadın, sen de mi Polisleri sevmiyorsun? gibi sorular sorunca üzül düm ve kendime sordum; hakikaten niçin yazma dım? Diye.
Yeniçeri ocağının kaldırılmasından sonra güvenliğin sağlanması için kurulmuş olan Zaptiye Teşkilatının kuruluş yılı olan 1835 tarihi bugünkü Polis Teşkilatı’nın kuruluş yılı kabul edilmiş ve o tarihten bugüne 162 yıl geçmiştir.
Köklü Osmanlı dönemine dayanan en eski ve en köklü kuruluşumuz olan Polis Teşkilatını niye sevmeyeyim? İnsanların huzuru ve güveni için kurulmuş olan bu teşkilatın personeli güvenini yapmıyor mu? Biz sıcak odamızda oturup, televizyonda olayları seyrederken o sokakta asayiş için çalışmıyor mu? Gazetelerde yazı yazarak onu tenkit etmek kolay. Televizyonlarda kavga içindeki çatışmasını seyrederek faşist polis demek kolay. Toplumun içerisindeki hırsızlıkları, çeteleri, insanlık düşmanlarını, mikropları, canileri, gaspçıları, had safhada alkol almış sarhoşları, devlet ve rejim düşmanlarını, sokaktaki araçları yakan anarşistleri kim önleyecek? Gecesi, gündüzü toplumun huzuru ve devletine, milletine bağlı, kanunlara saygılı insanları korumakla görevli olan polislerimizi niçin sevmeyeyim. O olmadan evimizde, mahallelerimizde, çarşıda, pazarda huzur sağlanır mı sanıyorsunuz?
Güvenlik güçlerimiz olan polise, jandarmaya, orduya her zaman ihtiyacımız var. Onlar olmadan toplumda huzur ve güveni sağlamak olası değildir. Bu görüş yalnız bizim ülkemiz için değil, tüm toplumlar için geçerlidir. Ütopik düşüncelerde polissiz, askersiz devletler düşünenler olmuştur. Ama gerçek dünyada her zaman polise,jandarmaya ve orduya ihtiyacımız olmuştur.
Bu nedenlerle güvenlik kuvvetlerinin bir parçası olan polis teşkilatımızı ve polislerimizi seviyorum. Toplumun huzuru için şehit düşen polislerimizi rahmetle anıyor, görevi başında olanlara da sağlık, mutluluk ve başarılar diliyorum. 14 NİSAN 2007 |